ENGİN TURGUT

GÖZDE BAYKARA RESİMLERİ!

READ ALSO

GÖZDE BAYKARA’NIN HÜZÜN GÖZLÜ, İSYAN YÜZLÜ KADINLARI

Kendi resminin adasını ve kalesini çoktan kurmuş bir ressamdır. Çocukluğunun kalbinden tutmuş ve kendisi olmaktan başka bir suç işlememiştir. Resmin okunaklı diline, dip sularına inmiş, renklerin ahengine ve şiirin kelimelerine karışmıştır. Kadınların bütün yüzlerini iyi biliyor ve resmediyor. Yüzdeki anlam katmanlarına yüz sürmüş bu ressamımız. Yüz ve göz nasıl da iç içe geçmiştir. Yüzümüzde kaç mimik ya da kaç kas, kemik varsa, yüzümüzde kaç maske varsa adeta hepsini ele geçirmiştir. Her rengi büyük bir ustalıkla kullanıyor ve bizler, yani resminin izleyicileri devinen, bakan yüzlerin gözlerine göz göze ve yüz yüze gelmekten derin bir haz çıkarıyoruz. Estetik ve uyum seviniyor bundan. Ressam Gözde Baykara’dan söz ediyorum elbette! Hem de sevinçle ve alkış tutarak söz ediyorum. Kadınlar biraz da buradan, bu bakışla izlenmeli diye düşünüp durdum ve kendi kendime mırıldandım.

Ressam olmayı çok isterdim ama ben bir şairim ve şair gözüyle baktığımda Gözde Baykara’nın kadınlara ve kadınların yüzlerine sürgün bir kedi ve kuş imgesiyle içimizde hınzırca dolaştığını duyumsadım. Yalnız kadınlar resmigeçidi mi, o çok ağaç kadındır, boynuna binlerce kötülük dayanır, olsun! Ressamımız elma olanın yalnızlığını da üstlenmiştir. Uzak kokuların derin bahçesinden fışkıran kadın yüzlerine at imgesiyle de gelebilir. Gözde Baykara, her resminde bir kadın imgesini cinsellik olarak öne çıkarmaz, tersine kadın olanı, resim, ya da felsefi, kadın denilen estetiği içgüdü olanın inceliğine terk eder! ‘Gözde’ olmak çok şeydir efendim, yüzünde gezdirdiği her çil bir nar ya da bir balığın üzerine, o büyük gözlerine sade bir isyan dokunuşudur!

Gözde Baykara kendi yarattığı imgeye kendi sesiyle davranıyor. Göz gözü görmüyor, kadınlarının gözlerine bakarken, güz yüzlü kadınlar silsilesidir adeta, kadın yüzlerindeki isyan ya da neşvan, anlayana hoş gelsin, kadınların hem memeleri diri ve hem de öksüzdür. Frida yürekli kadın, dikkat edin ve izleyin, bu ressamımız, ‘nü’ olanı kendi rengine, dış melodilere ısrarla sus yapmış, dişi bir Kafka tavrıyla kadın üzerinden bütün kadınlara iyilik selamı çakmıştır. Bu ressamın bir derdi vardır, bu yüzlere itina ile iyi bakın. Onun resimleri resimde bir başkaldırıdır, anlayana!

Gözde Baykara’nın kadınları, size tanıdık gelecektir, hiç de öyle karakarga gibi karanlık yüzlü değiller, aksine şıkırdım şıkır, içiyle gülümseyen, fakat acısını ve hüznünü kalbinde saklayan, bağırmayan aydınlık kadınlardır onlar! Biraz muzip, biraz ince mizah ve hüzün gözlü, derdi olan, isyan yüzlü bu kadınların yüzlerinden ışık sızmadığını kim söyleyebilir ki? Daha da derinden bakar ve bu gözlerin içindekileri okumaya çalışırsanız, aslında her biri lunapark yüzlü olan bu kadınların renklerinin ne kadar sahici olduklarını anlayabilirsiniz.

Gözde Baykara’nın renklerine söz geçirmek neredeyse imkânsız gibi. Bu kadınlarının her biri gün, güneş görmüş, denize girmiş kurulanmamışlar. Öyle ki güneşle yıkanmışlardır bu iri gözlü aşıkhane ve bahçe yüzlü kadınlar. Gözde Baykara’nın fazla yetenekli bir ressam olduğunu söylersem inanın abartmış olmayacağım. Tutkuyla boyuyor, işini aşkla yapıyor, tahta villaya, cam kristale, kelimeler renklere dönüşüyor. Renkler hayat ve can buluyor ressamın fırçasında. Çok renkli melek kadınlar, başka galaksiden, sanki samanyolundan gelmiş gibiler. Renkçi ressam Gözde Baykara’nın renkleri adeta, yürüyor, koşuyor, dans ediyor. Kaybolmuş ruhlarımızda hüzünle fink atan bu kadınların gözleri ne kadar da konuşkan, cesur ve özgür.

Özgürlüklerinden asla ödün vermeyen şeker şerbet kadınların iri gözlerine dikkatle bakalım. Büyük ve güzel gözlü, ışık saçan kadınlar cumhuriyeti balosuna girmiş gibi oluyorsunuz. Hüzünlü gülücükler bahçesinde resmin ve şiirin göğüne bakmak, düşlerinizi karanlığa başkaldırmak için renklerin yolculuğuna çıkarmak isterseniz Gözde Baykara’nın resimlerine uğramadan geçmeyin. Rüya kadınlardır, erik ve çağla bademi iri gözleriyle, biraz da müstehzi gülümser onlar! Çünkü yaptığı her tablosuyla kendiniz arasında ruhsal ve görsel bir akrabalık bulmaktan da öte, sessizliğin öyküden arınmış o kılcal çığlığıyla buluşacaksınız. Onun resimlerinin çoğunluğa değmemesi ne kadar da soylu bir davranıştır, inanın bir şair olarak çok mutluluk duydum bundan.

Bu ressamın bir derdi vardır, bu yüzlere ve iri gözlere itina ile iyice bakın. Onun resimleri resimde bir başkaldırıdır, anlayana!

Engin Turgut

İlgili Mesaj

Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × two =

POPÜLER HABERLER

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

Tekrar Hoş Geldiniz!

Hesabınıza giriş yapın

Yeni Hesap Oluştur!

Dolgu formları kaydetmek için feryat

Şifre almak

Lütfen şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.